• Ana Sayfa
  • Hakkimizda
  • Üye Olun
  • Ziyaretçi Defteri
  • Forum
  • İletişim
  • Görsel Eğitim Setleri

  • _______________

    ZiyaretÇi BilgileRi 

    Bilgileriniz 

    » Bu sitemizi ziyaretin.

     

     

     

     

     

    PAYLAŞINN..!

     

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Paylaşıyorum

    Tirnaga Dokunan Sanat

    Tırnağa Dokunan Sanat

    Dr. Hacı LÜY



    Çok çalışma neticesi kendilerine muvaffakiyet nasip olan insanlar için, bulunduğu yere 'Tırnaklarıyla kazıyarak geldi.' ifadesi kullanılır. Bu tabir semantiğinde, zor işlerin bir devamlılık, bir gayret neticesinde başarılabileceğine ve küçük fakat süreklilik arz eden çalışmaların bir gün sahibini başarıya götürebileceğine dâir tedaileri barındırır.

    Tırnak, karada yaşayan omurgalı hayvanlar için (sürüngen, kuş ve memeliler) çok önemlidir. Hayvanlar; beslenme, kaçma, kovalama, tırmanma ve kazma gibi faaliyetlerde ekseriyetle tırnaklarına başvurur. Tırnakların kalınlık ve şekilleri gördükleri/görecekleri fonksiyona göre değişir; meselâ, yırtıcılardan kaçan ot yiyen hayvanların tırnakları 'toynak' şeklinde iken, onları kovalayan yırtıcıların tırnakları 'pençe' şeklindedir. İnsana ise, hayvandan farklı olarak, düz ve yassı tırnaklar bahşedilmiştir. İnsanlar bu tırnaklar sayesinde, bir yandan, çok sıkmadan tutması gereken bir kalemi veya gözle görülmesi zor ince bir cismi; diğer yandan da, sıkı tutması gereken küçük bir çiviyi veya derisine batan dikeni rahatlıkla tutabilir. Yeni kesilmiş tırnaklarla bir nesneyi sıkı tutmaya kalktığımızda duyduğumuz acı, bize onların ne kadar gerekli olduğunu anlatır.

    Tırnağın yapısı
    Hususi ölçülerle el ve ayak parmaklarının uçlarına yerleştirilmiş birer sanat eseri olan sert ama esnek tırnaklar, keratin (veya boynuz) maddesinden yaratılmıştır. Kükürtlü bir bileşik olan keratin; selenyum, potasyum ve sodyum bakımından zengindir.

    Tırnağın, derinin içine doğru uzayan dip kısmına tırnak kökü (radix unguis), parmağın üzerine yayılan bölümüne tırnak gövdesi (corpus unguis), parmak ucundan dışarı doğru uzanan kısmına da tırnak ucu (margo liber) denir. Gövdenin köke bitiştiği bölgede bulunan yarım ay şeklindeki beyaz alan, lunula olarak isimlendirilir. Lunula, buradaki hücrelerde hava bulunması dolayısıyla beyazdır. El başparmağında bu kısım daha geniştir.

    İnsan tırnağı, her birine ayrı mimarî hususiyetler verilmiş üç tabakadan (üst, orta ve alt tabaka) müteşekkildir. Üst tabaka (kütiküla) ince, parlak ve dayanıklıdır. Üst tabakanın altında daha kalın ve nispeten yumuşak orta tabaka bulunur; en altta da, tırnak yatağı tarafından teşkil edilen daha canlı alt tabaka (cilde temas eden kısım) vardır.


    Tırnağın büyümesi ve düşen tırnağın yerine yenisinin çıkması, tırnak yatağında (matriks) hücrelerin çoğalması ve yukarıya doğru tedricen yığılmasıyla sağlanır. Üst derinin (epidermis) en alt kısmını teşkil eden doğurgan tabaka (epitel), çok canlı ve bölünme hızı yüksek hücrelerden yapılmıştır. Önce silindirik, daha sonra kübik olan bu hücreler, üst üste yığıldıkça yassılaşır ve sentezlenen keratinlerin depolanabilmesi için, çekirdeklerini kaybeder. Keratin lifleri birbirine tonofibril bağlarla kuvvetli şekilde bağlandığında, tırnaklar geniş bir yüzey hâlinde oluşur. Bir yaralanma olduğu takdirde, matriksteki tırnak yapımı sekteye uğrayabilir ve tırnağın şekli kalıcı olarak bozulabilir. Bu durumda, tırnağın bir daha çıkmama ihtimali vardır.

    Parmak uçlarının korunması, tutmanın kolaylaştırılması ve basınç duygusunun alınması tırnakların gördüğü önemli hizmetlerdendir. Herhangi bir cisim parmaklar arasına alındığında, parmak uçlarının iç yüzey ve kenarlarında, derinin hemen altında bulunan çok sayıdaki meisner cisimciği, tırnak ile dokunulan cisim arasında sıkışır ve tutmayı kolaylaştırır; böylece basınç duygusu daha iyi hissedilir. Tırnaklar olmadığında veya harap olduğunda, parmakların hissetme kabiliyeti azalır. Herhangi bir sebeple parmak uçlarını kaybeden insanlar, tırnakların önemini çok daha iyi anlarlar.

    Sağlık durumu ile tırnaklar arasındaki münasebet
    Tırnak yatağındaki kılcal damarlarda dolaşan kana bağlı olan tırnağın rengi, normalde pembedir. Ancak, kanda karbondioksit oranı arttığında (bilhassa sigara içenlerde veya kirli havada kalanlarda) tırnaklar morarır. Tırnak kesme ve temizliği esnasında meydana gelen zedelenmeler, çeşitli ilâçlar, kimyevî maddeler ve bazı vitamin eksiklikleri tırnaklarda beyazlaşmaya sebep olurken, sürekli sigara içilmesi de tırnakların sararmasına yol açar. Gri ve açık kahve renkler, tırnakta kalınlaşmanın olduğunun bir göstergesidir.

    Tırnaktaki renk ve yapı bozuklukları cilt hastalıklarının teşhisinde de önem arz eder. Meselâ, sedef hastalığında tırnak turuncuya dönüşür. Tırnakların sarı veya beyazlığı; bazı mantar hastalıklarının belirtisi olabileceği gibi, tırnaklara bulaşan boyalarla da ilgili olabilir. Bazı ilâçlar tırnaklarda mavi-siyah ve beyaz-sarı renkler ortaya çıkarabilir. Tırnağın belirli bir alanında oluşan siyah veya siyaha yakın lekeler, tırnak altı kanamalarını akla getirdiği gibi, melanoma denen bir kanserin habercisi de olabilir.

    Deterjan benzeri kimyevî maddeleri kullanırken, tırnak sağlığı açısından mutlaka eldiven giyilmelidir. Üst tabakası zarar gören tırnak, kolaylıkla iltihaplanabilir. Bu yüzden, üst tabakaya zarar verecek zorlamalardan kaçınılmalı, tahriş edici kimyevî maddelere dikkat edilmelidir.

    Sürekli çamaşır-bulaşık yıkamak, hamur yoğurmak tırnak kalınlaşmasını kolaylaştırabilir (bazı ırsî rahatsızlıklarda da bu görülür). Tırnak batmaları genellikle dar ayakkabıya bağlı ortaya çıktığından, bu tür bir rahatsızlık yaşamamak için, rahat ayakkabılar tercih edilmelidir. Tırnaklar ne çok dipten kesilmeli, ne de uzun bırakılmalıdır. Tırnağı çok dipten kesmek hem batmayı kolaylaştırır, hem de herhangi bir zorlamada alttaki deride iltihaplanmaya yol açabilir. Tırnaklar çok uzatıldığında ise, tırnak altları mikrop yuvası hâline gelir. Temizlik hususunda da, insanlığın rehberi olan Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), tırnakların düzenli kesilmesini ve ellerin temiz tutulmasını tavsiye etmiştir.

    Tırnaklar, çok değişik faktörlere bağlı olarak, günde 0,01–0,05 milimetre uzar. Piyano çalma, tırnak yeme, sökülme veya düşme durumlarında tırnaklar daha hızlı uzar. Gençlerde yaşlılara, erkeklerde kadınlara (hamilelerde diğer kadınlara), ellerde ayaklara, sıcak havalarda soğuk havalara nazaran tırnak uzaması daha hızlı olur. Buna karşılık, sigara, bazı ilâçlar (sitostatinler), ağır ve ateşli hastalıklar, beslenme yetersizliği, bazı vitaminlerin eksikliği ve soğuk algınlığı da tırnakların uzamasını yavaşlatabilir.

    Tırnağın ana maddesi keratin, oldukça dayanıklı yaratıldığından, mide asitleri ve sindirim enzimleriyle parçalanamaz. Bu yüzden tırnak yiyenlere, yaptıklarının sağlıksız bir şey olduğu uygun bir lisanla hatırlatılmalıdır.






    Bu sayfa hakkında yorum ekle:
    İsmin:
    Mesajınız:

    azizyilmazcom.tr.gg
    => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=