• Ana Sayfa
  • Hakkimizda
  • Üye Olun
  • Ziyaretçi Defteri
  • Forum
  • İletişim
  • Görsel Eğitim Setleri

  • _______________

    ZiyaretÇi BilgileRi 

    Bilgileriniz 

    » Bu sitemizi ziyaretin.

     

     

     

     

     

    PAYLAŞINN..!

     

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Paylaşıyorum

    Saglik-Bilim-Teknoloji

    Sağlık-Bilim-Teknoloji

    Prof.Dr. İ. Hakkı İHSANOĞLU



    Kemik İliği Hücrelerinin Enjeksiyonu Göğüs Ağrısı Belirtilerini Azaltabilir.
    Kan akımı azalmış kalbe kemik iliği hücrelerini doğrudan vermek, göğüs ağrısı (angina) belirtilerini azaltıp, kalb fonksiyonlarının ve hastanın hayat kalitesinin artmasına vesile olabilir. Hollanda'da yapılan bir çalışma, kalbin belirli bölümlerine kan akımının uzun süreli azalmasıyla neticelenen bir durum olan müzmin miyokard iskemisinde, kemik iliği hücresi tedavisinin faydalı olabileceğini gösterdi. Araştırmaya yaşları 64 civarında olan ve rutin tedaviye cevap vermeyen 50 hasta katıldı. Çalışmanın başlangıcında her hastanın kalçasından kemik iliği alındı. Daha sonra problemli kalb kası bölgesine sekiz defa kemik iliği hücresi veya plasebo (yalancı ilaç) enjeksiyonu yapıldı. Üç ay sonra uygulanan testlerde kemik iliği hücresi verilen hastaların kalb kası kan akımında ve kalbin çalışmasında iyileşme görüldü. Bu değişikliklerin tedavi edilen hastaların daha uzun yaşamasıyla neticelenip neticelenmeyeceği henüz belli değildir. Neticeleri Journal of the American Medical Association'da yayımlanan bu çalışma, sahasında ilktir. (WebMD Health News 19.05.2009)

    Daha Sık ve Canlı Yürümek Kilo Kaybını İki Katına Çıkarabilir.
    Yaşları ortalama 64 olan, kalb ameliyatı geçirmiş kilolu 74 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada, haftanın hemen her günü uzun mesafe yürümenin (fazla enerji harcamasına yol açan egzersiz) standart egzersiz uygulamasına göre iki kat vücut ağırlığı ve daha fazla yağ kaybına yol açtığı gösterildi. Standart egzersiz haftada üç gün ve kısa süreli; fazla enerji harcamasına yol açan egzersiz ise, haftanın hemen her günü ve daha uzun süre yapıldı. 5 ay sonra standart eg­zersiz grubunda yaklaşık 3,5 kg; fazla enerji harcamasına yol açan egzersiz grubunda ise, yaklaşık 8 kg vücut ağırlığı azalması oldu. Kalb hastalığı risk faktörleri fazla enerji harcamasına yol açan egzersiz grubunda daha fazla azaldı. Çoğu hasta egzersiz programına kendi isteğiyle beşinci aydan sonra da devam etti. Uzmanlar, Circulation dergisinde yayımlanan çalışmanın neticelerinin daha sık ve daha uzun mesafe yürümenin gerekli olduğunu ortaya koyduğunu belirtmektedirler. (WebMD Health News 12.05.2009)

    Nükleer Santrallerde Buharsız Enerji Dönüştürme
    'Daha ekonomik enerji üretimi', nükleer enerjinin en fazla araştırılan konularından birisi olmuştur. Missouri Üniversitesi'nden (MÜ) bir grup araştırmacı, bugünlerde nükleer enerjide ucuz ve daha emniyetli enerji üretimini netice verecek farklı bir uygulamanın heyecanı içinde... Bilindiği gibi, mevcut nükleer enerji tesislerinde nükleer reaksiyonlardan açığa çıkan ısı enerjisi, suyu buharlaştırmakta kullanılıyor. Buhar, dönmeyi sağlayacak şekilde türbinlere basınçlı olarak püskürtülüyor. Dönme hareketi ise, elektrik üretmekte kullanılıyor. Araştırmacıların lideri Mark Parleas, mevcut teknolojinin verimindeki düşüklüğe dikkat çekiyor. Zîrâ nükleer reaksiyonun ortalama ısı enerjisi elde etme (termalizasyon) fazı ile enerjinin elektriğe dönüştürülmesi esnasında kayıplar kaçınılmazdır.

    MÜ araştırmacıları, Radyoizotop Enerji Dönüştürme Sistemi (REDS) adını verdikleri bir süreç geliştirdiler: İlk adımda, radyoizotoplardan elde edilen iyon enerjisi, 'floresker' (fluorescer) denen foton üretecine taşınır ve fotonlar üretilir. İkinci adımda, fotonlar, fotovoltaik (ışıktan elektrik üreten) hücrelere taşınır. Bu hücreler, foton enerjisini, elektrik enerjisine yüksek verimde çevirir. Bu çalışmaya benzer çalışmalar, 1980'li yıllardan beri yapılmaktaydı. Bu çalışmalar, ucuz enerji elde etmenin yanında, maliyet avantajları ve üretim miktarında artış da vaat ediyordu. REDS, sözkonusu çalışmalarda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Zîrâ sistem; mekanik olarak çok daha basit, kompakt, verimli, düşük maliyetli ve uygulanabilir. Nükleer enerjide önümüzdeki yıllarda bu farklı teknolojiyi kullanan tesislerin yaygınlaşmasını bekleyebiliriz.

    Tek DNA Molekülünden Yapılan Nanomotor
    Nanoteknoloji, farklı bilim dallarının en popüler alanı olarak, her gün çarpıcı yeniliklerin ortaya konduğu velut bir saha. Journal of Nano Letters isimli ilmî dergide yayımlanacak olan bir çalışma, herkeste saygı uyandıracak bir başarıyı sergilemekte: Gücünü güneş ışığından alan ve bir DNA molekülünden yapılan nanomotor.

    Bilindiği gibi, günlük hayatımızda güneş ışığının gücünden doğrudan faydalanacak teknolojiler henüz geliştirilememiştir. Güneş enerjisini elektrik veya ısı enerjisine dönüştürerek kullanabilmekteyiz. Hâlbuki nanoteknolojide sınırlı sayıda da olsa, bazı çalışmalarda ışığı taşıyan fotonların enerjisi doğrudan kullanılabilmiştir. Bu çalışmanın öncekilerden farkı ise, elde edilen nanomotorun ölçeği, yani tek bir DNA molekülünden yapılmış olması. Bu hususiyeti nanomotora basitlik, geliştirilebilme potansiyeli ve tıptan sınaî üretime kadar farklı sahalarda gerçek (nano olmayan, normal ölçekli) dünya uygulamalarında yer bulabilme şansı veriyor.

    Florida Üniversitesi'nde, kimya alanındaki uzmanlardan bir grubun yaptığı bu çalışma hakkında, grup üyesi H. Kang: "Kolay yapılabilmesi ve daha az parçadan meydana gelmesi nanomotorun teorik olarak daha verimli olduğunu gösterir." diyor. Diğer bir grup üyesi Y. Chen ise, DNA moleküllerinin hazırlanmasının kolaylığını, emniyetli ve canlı sistemlere uyumlu olduğunu vurguluyor.

    Bu tip nanomotorların önümüzdeki yıllarda belirli hücreleri tamir eden veya virüs ve bakterilerle savaşan mikroskobik cihazların bir parçası olması bekleniyor.

    Araştırmacılar, hareketini göstermek için nanomotorun arkasına, ışık saçıcı olarak florofor bağladılar ve kaydedici cihazlarla da, yayılan ışığın nanomotorun hareketi ile yer değişmesini kaydettiler.

    Prof. Dr. İ. Hakkı İhsanoğlu, Doç. Dr. Yusuf Demir, S. Rıza Sayın







    Bu sayfa hakkında yorum ekle:
    İsmin:
    Mesajınız:

    azizyilmazcom.tr.gg
    => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=